Deprem/yer hareketleri konusunda bilinmesi gereken iki husus var. Birincisi deprem yapılarda sadece yatay dogrultuda ivme oluşturmaz. Düsey doğrultuda da ivmeler oluşturur. Ama yapılarin düsey yönü cok kuvvetlidir, emniyet katsayisıda büyüktür bu yüzden her yapıda düşey deprem hesabı gerekirmi/gerekmezmi tartişılır/tartisılabilir. Düsey atımli fay ile dogrultu atımli fay larin aktif oldugu yerlerde binalarin göreceği zarar farklidir. Dogrultu atımli faylar yatayda hareket ettiginden yatayda ivme olusur ve yapılara büyük zarar verir. Düşey atimli faylarda ise ivme duseyde olusur, ivme cok büyuk bile olsa hareket/ivme duseyde oldugundan binads buyük hasar vermez. Deprem hesaplarimız simdilik o kadar yetersiz ki faylarin bu atim durumu dikkate alinmamakta. Oysa düşey atimli faylarin oldugu eş binalarda hasar olusmazken, dogultu atımli faylarin oldugu yerdeki binalar büyük hasara ugrar. Oysa deprem hesaplarinda faylarin bu durumu dikkate alınmamakta en azından dünyanın şimdi gelisimi/bilgi düzeyi daha buralarda degil. İkinci hususta pik ivmelerin yani en büyuk ivmelerin her halukarda daha yıkıcı olduguna inanılması, bu dogru degil. Cok kısa süren, yüksek pik ivmeli depremler ki genelde bunlar yüksek frekanslidir(kisa surede cok hareket) az hasara neden olabilir /olmaktadır. Uzun süren nispeten küçük pik ivmeli depremler, frekansi kuçük depremler yapılarda büyuk hasara neden klabilmektedir. Anlasılacagi uzere sadece bir ivme ile deprem hesabi yapmak cok net sonuclar vermemekte. Gercek deprem hesabi icin depremin süresi, frekansı da dikkate alinmali hesaplara yansitilmalidır.Ama dünyanin ulastıği bugunkü bilgi seviyesi ve teknoloji, ayni anda hem ivmenin hem frekansin hem deprem suresinin hesaba yansitilmasina izin vetmiyor, dünya henüz o bilgi düzeyinde değil....