Resibu Logo

Mesleki Profil Detay

Ahmet Çelikkollu

İnşaat Mühendisi , Eskişehir
İnşaat Mühendisi

Hakkında

Bu kullanıcı henüz kendisiyle ilgili bir açıklama eklememiştir. Resibu, inşaat sektöründe faaliyet gösteren profesyonellerin mesleki bilgilerini, uzmanlık alanlarını ve kariyer geçmişlerini sergileyebilecekleri bir platform sunar. Mesleki profillerde mimar, inşaat mühendisi, yapı teknikeri gibi teknik personelin eğitim bilgileri, görev aldığı projeler, ilgi alanları ve iş deneyimleri detaylı şekilde yer alabilir. Ayrıca, adayların sektörel başarıları, aldıkları belgeler veya portföy bağlantıları gibi profesyonel unsurlar da bu alanda paylaşılabilir. Profil bilgileri, işverenlerin değerlendirme yaparken başvurduğu önemli referans kaynaklarındandır.

Paylaşımlar

Ahmet Çelikkollu
Ahmet Çelikkollu
11sa önce

Binanız hangi deprem tasarim sınıfında olursa olsun(DTS1, 1a, 2, 2a, 3, 3a, 4, 4a), binanız nerede olursa olsun(İstanbul, Düzce, Gölcük, Adiyaman, Konya, Aksaray.......), Binanız kaç katlı olursa olsun(1, 2, 3, 4, 5,.......30....),binanız hangi amaçla kullanılacak olursa olsun(konut, okul, işyeri, hastane.....) eğer tasarımda hem (xx) doğrultusunda, hem (yy) doğrultusunda PERDELER kullanırsanız, tasarımıni yaptıgıniz bina tasarım hatası yapsanız bile, işçilik nispeten kötü olsa bile, bazı malzemelerde dayanım düşüklüğü olsa bile toptan göçmeye uğramaz.Perdeler sizin hatalarınızi görünmez hale getirir, tolere eder. Türkiyede perdesiz bina yapmayın...

Ahmet Çelikkollu
Ahmet Çelikkollu
1g önce

İMO(İnşaat Mühendisleri Odası) genel merkeziyle, şubeleriyle, temsilcilikleriyle kendine bir çeki düzen vermelidir. Son yıllardaki gelismeler bunu gerekli hale getirmiştir. İMO, kamu kurumu niteliğinde, tüzel kisiliğe sahip bir kamu kurumudur. Öncelikle bu tanım bilinmelidir. IMO yoneticilerinin(genel merkez/şube/temsilcilik) esas görevi insaat mühendislerinin haklarını korumak/iyileştirmek/beraber hareket etmesini sağlamaktır. İMO ' da yönetici olmak/yönetim kurulunda olmak,
siyasete atılmak için bir basamak olarak görülmemelidir. Son İMO seçimleri bazı yerlerde adeta bir parti secimi gibi algılanmış ve bu durum yerel ve ulusal medyada da bu şekilde yer bulmuştur. Şu parti kazandı, bu parti kazandi gibi...Konuyu sadece medyanın bir suçu olarakta gormek doğru degildir. İMO yönetim adaylarının malesef siyasi kimliklerini de öne çıkarmaları bunda etken olmuştur. Yapılan secimler bir parti secimi degildir, siyasi bir secim değildir, bir meslek kuruluşu seçimidir. Bu meslek kuruluşu siyasi görüşe bakilmadan tüm inşaat mühendislerini korumakla/kollamakla gorevlidir. İMO bir an önce bu siyasi görüntusunden yada siyasi görüntü verme çizgisinden vazgecmeli, asli görevine dönmelidir. Böyle giderse aynen barolarda olduğu gibi (1) nolu baro, (2) nolu baro gibi, (1) nolu İMO, (2) nolu İMO adı altında siyasetin etkin olduğu olusumların önü acılır. İMO bir tüzel kişiliktiŕ, İMO bir kamu kurumudur, İMO siyasete girmek isteyenlerin kullanabileceği bir basamak değildir...

Ahmet Çelikkollu
Ahmet Çelikkollu
2g önce

Kesme kuvvet diyagramında keskin, sıçramalı değişikliklerin olması önlenmeli. Bunu önlemek içinde eleman ebatkari ve yüklemelere dikkat edilmeli. Elemanlara etkiyen TEKİL YÜKLER, düsey elemanlarin ebatınin aniden büyük miktarda düşmesi bu sıçramalara neden olur. O halde ebatlar bina boyunca ayni kalmalı, yuklemeler yayılı olacak sekilde tasarlanmali (saplamadan kacinilacak). Bir diyagramda sıçrama varsa, orada tehlike vardır. Görseli inceleyiniz.

Ahmet Çelikkollu
Ahmet Çelikkollu
5g önce

Temel yatak katsayısı ile zemin yatak katsayısı farklı şeylerdir. Zemin ve temel etud raporlarında verilen zemin yatak katsayısi direkt temel tasariminda kullanılamaz/kullanilmamalidir. Yatak katsayisi=gerilme/oturma idi. Zemin icin verilen yatak katsayisi zeminin maruz kaldigi getilme degerinin, o gerilmd altindaki oturma degerine oranidir, sabit sayidir. Temel yatak katsayisi temelin ucunda farkli, temelin tam ortasinda farkli, temelin biraz ic kisminda farklidir.Dolayisiyla temel tasariminda zemin yatak katsayisi degil teme yatak katsayisi kullanilmalidir.Temel yatak katsayisi degiskendir. Özellikle zeminin ysy olarak modellendigi winkler yontemi kullanildiginda temel yatak katsayisinin degiskenligi modele verilmelidir.

Ahmet Çelikkollu
Ahmet Çelikkollu
6g önce

Betonarme kirişler, perdelere yada uzun kolonlara baglanabilir. Bu durumda kirislerin düz donatılarinin illa perde sonuna kadar yada uzun kolon sonuna kadar uzatılmasi gerekmez. Bu durumda kenetlenme önemlidir, yani kenetlenmeyi sağlarsanız beton ve celik birlikte calismasini saglarsınız. Kiristen geken düz donatılarin perde yada uzun kolon icerisine (Lb) kenetlenme boyu kadar sokulması yeterlidir. Asagıdaki görselde fi16 düz donatıya sahip betonarme kirisin bir perdeye/uzun kolona e saplanması durumunda, donatinin perdeye/uzun kolona ne kadar girmesi gerektigi hesaplanmıştır. Görseldeki perde yada uzun kolonun uzunlugu 180 cm olabilir, 100cm olabilir, 220 cm olabilir. Ne olursa olsun kiris düz donatisini 56 cm perdeye/uzun kolona sokmanız yeterlidir. Gorseli inceleyiniz...

Ahmet Çelikkollu
Ahmet Çelikkollu
1h önce

Özellikle iki perde arasindaki(perde uzun dogrultulari arasinda) nispeten kısa kirislerde ve perdeye baglandigi noktalardaki mesnetlerde buyuk egilme momentleri(toplam moment=0 geregi) ve dolayisiyla buyük kesme kuvvetleri oluşur, bu normaldir. Iki perde arasindaki bu kisa kirisler uygun donatilandirilirsa dahi depremde bu kirislerin uç bolgelerinde egilme hasarlarina/catlaklarina rastlanmasi kesindir. Tasarim depremi yada tasarim depremine yakın büyüklukte bir deprem olustuktan sonra, tasarladiginiz binaya gittiginizde ilk bakacaginiz yerler buralar olmalidir ve o kiris uclarindaki egilme hasarlarini/egilme donatisi akmalarini gorursunuz(siz bunu buyuk egilme catlaği olarak gorursunuz ki donati akmis demektir). Bu kiris uc noktalarindaki donatilar akar ve buralar plastik mafsala dönüşür(plastik mafsal=hasar) . Ilk bakista bu durum kötü gibi görünsede aslında tasarimcinin tam istediği davranış işte budur. Perdelere birlesen kirislerin bu uc noktalarindaki egilme hasari/plastik mafsallar muazzam bir deprem enerjisi sonümler ve binanin depremden zarar görmesini engeller. Plastik mafsal hem moment taşır hemde dönerek depremin enerjisini sönümler, bu cok önemli ve istenilen bir durumdur. Bu yuzden bastan bilinmelidir ki perde arasina konulan bu kirisler mutlaka hasar gorecektir ve bu hasar sizin isinize gelen bir hasardir ve adeta o noktalar plastik mafsal yani hasar olussun diye tasarlanir. Perde aralarina kisa kiris atmaktan (kesme tedbirlerini alın, gerekirse capraz kesme donatisida atın) zor diye vazgecmeyin, perde aralarina da mutlaka kısa kirisler atın ve deprem enerjisinin bu noktalarda cok iyi sönumlendigini(plastik mafsallar sayesinde) unutmayin. Perdeler arasinda bulunan bu kisa kirislerin uclarindaki egilme hasarlari mutlaka olmalidir, bu egilme hasarlari sizin iyi mühendis oldugunuzu ve betonarme davranışı, depremi iyi tanıdıginizi gösterir.

Ahmet Çelikkollu
Ahmet Çelikkollu
1h önce

Betonarmede kolonla kirisin beraber olması çerceve olmak için yeterli mi?

Ahmet Çelikkollu
Ahmet Çelikkollu
1h önce

Daha dayanımli beton kullanmak ile daha güvenli betonarme binalar yapılmaz. C25 beton kullanarakta , C30 beton kullanarakta, C35 beton kullanarakta aynı deprem güvenligine sahip binalar tasarlanabilir. Yeter ki betonarme oluşturabilelim ve tasarim beton sınıfımız, yerinde dökülen beton sınifı ile aynı olsun.

Ahmet Çelikkollu
Ahmet Çelikkollu
1h önce

Betonarme kolonlarda kesme kuvvetleri mümkun mertebe kapalı etriye kolları ile sağlanmalidir(hem xx hem yy dogrultusunda) Mümkünse çiroz hiç kullanılmadan 25fi maksimum yatay kol aralıkları saglanmalıdır. Kapalı etriyeler, sargı etkisi yaratır, süneklik artırir, kolonun normal kuvvet kapasitesini artırır. Bir kolon icin 4 tane, 5 tane, 6 tane.... etriye hazırlanmak zorunda kalınabilir, iscilik biraz artar ama depremle başa çıkmak için buna değer. Görselde bir kolonda yatay donatı yerleşimi anlamında "İYİ" ve " KÖTÜ" durum gösterilmistir...

Ahmet Çelikkollu
Ahmet Çelikkollu
1h önce

Bugün 5 Şubat 2026. Üç yıl önce bu günün gecesinde yani 5 Şubat 2023 günü yatağınıza yattınız, ve saat 04.17 sularında Maraş depremlerinin ilkiyle karşılaştınız. 7.7 büyüklügunde bir depremdi bu. 9 saat sonra bir deprem daha oldu. Aradan tam 3 yıl geçmiş. Bugün ve yarın artık televizyon kanallarında jeoloji/jeofizik mühendislerini yani "fay bilimcileri" görmeye başlayacağız. Geçmiş depremlerden başlayıp, özellikle büyük İstanbul depreminin ne zaman olacağı konusunda birbirleriyle çelişen fetvalar verecekler. Çoğu jeoloji ve jeofizik mühendisi depreme dayanıkli yapılar ve depreme dayanıkli şehirler hakkında "DEĞERLİ DÜŞÜNCELERİYLE" milletimizi aydınlatacak. Kisacası bu bir kaç gün jeoloji ve jeofizik mühendislerinin engin bilgilerinden milletimiz yararlanmış olacak. Bilgi kirliliği, hadsizlik bu olsa gerek. Yapılarin depreme dayanıklilıği konusunda birinci aktör insaat muhendisleri olması gerekirken, jeoloji ve jeofizik mühendislerinin bu konuda öne çıkması ve onlarin fikirlerinin alınması her televizyon kanalına ortalama 2 jeoloji/jeofizik mühendisi düşmesi bir akıl tutulması olsa gerek. Bu furum muazzam bir bilgi kirliliği yaratmakta.Jeoloji ve jeofizik mühendislerinin binalarin deprem dayanımı hakkında bilgi vermeleri, depreme dayanıklı yapı tasarımi konusuna girmeleri ise bir "hadsizlik". Umarim en kısa zamanda jeoloji ve jeofizik mühendislerinin "depreme dayanıkli yapi" hakkında bir sey bilmediklerini, egitimlerinin buna uygun olmadığını televizyon kanallari başta olmak üzere tüm medya anlar.

5 Şubat Maraş depremlerinde resmi rakamlara göre 50.000 kisiden fazla insanımız hayatını kaybetti. Gerçek kayıplarımız ise bundan daha fazla, çok fazla. Kentsel dönüşümü bir kenara bıraktım, en azından Maraş depremlerinden sonra tüm binalarımızi teknige/yonetmeliğe uygun yapmaya başlasaydık 50 yıl sonra bina stogumuzun büyük kısmı zaten yenilenmiş olacakti, kisacasi doğal yoldan kentsel dönüşümler gercekleşecekti. Ama bunuda malesef yapamıyoruz. Yeni tasarimlarimizda/uygulamalarimizda/denetim sistemimizde sorunlar büyük, bu gidişle yeni yapilarımızi bile bir süre sonra " kentsel dönüşüme sokmak icin caba sarfedeceğiz. Tasarimlarımiz nispeten iyi, deprem yonetmeligimiz fena bir deprem yonetmeliği değil ve her gecen gün iyilestirilmekte. Ama uygulama denetimlerindeki muazzam eksikler, imar barışi denilen imar aflari(depremle barış olmaz, depremle sözlesme imzalanmaz), imar konusuna siyasetin müdahil olması ve halkın ekonomik problemleri deprem güvenli şehirler oluşturmamızı engelliyor. Övünmemiz gereken şey depremde yıkılan konutlar yerine birkaç yilda 500.000 konut yapmak olmasa gerek. Çünkü bir kaç yıl icinde 500.000 konut yapmak 50.000 vatandasimizi geri getirmiyor. Ancak Maraş depremleri gibi depremlerde en fazla bir kac vatandaşımiz hayatini kaybetmisse(mumkünse hiç kaybetmesin) işte devlet olarak, insan olarak bununla övünebiliriz...Bu kadar vatandaşimizın hayatini kaybettiği depremler sonrasi yikilan binaları tekrar inşaa etmek bir övünç kaynağı değildir/olmamalıdır. Bilmem nerede, bilmem ne zaman, bilmem kaç büyüklüğünde deprem olacağını bilmenin zerre kadar önemı yoktur. Türkiyede sonsuza dek depremler olacaktır. Yarın deprem olacağini bilsenizde TBDY2018 e göre bina tasarlanacak, 10 yıl sonra deprem olacagini bilseniz de TBDY2018'e uygun bina tasarlanacak. Yarın deprem olacağıni bilsekte mukemmel şekilde uygulamalari yerinde denetlemeliyiz, 10 yil sonra deprem olacağinı bilsekte mukemmel şekilde uygulamaları yerinde denetlemeliyiz. Depremin yarin olmasınin yada 10 yil sonra olmasınin düzgün çalışan/denetleyen teknik elemanlar için/kurumlar için bir farkı varmıdır?

Ahmet Çelikkollu
Ahmet Çelikkollu
2h önce

Burulma denilen şey aslinda belirlediginiz yönde herhangi bir kattaki kolonların farklı deplasman yapmasıdır. Mesela bir kattaki kolonlarin tamamı +xx yönünde 3cm deplasman yapıyorsa bu katta burulma oluşmaz, bu kat yatayda topyekün 3cm öteleniyor demektir yani yatay duzlemde bir tesirden söz edemezsiniz. Ama o kattaki kolonlarin bazilari +xx yönunde 0.5cm deplasman yapıyorsa, bazıları 1 cm deplasman yapıyor ise o kat yatayda bu deplasman farklarından dolayı dönüyor demektir, dolayısıyla kat ilgili yönde topyekün hareket etmez. Kısacası burulma denilen şey ilgili katta, yatayda kolonlarin/perdelerin birbirinden farklı deplasman yapmalarıdır.Abartı bir örnek verirsek bir kattaki tum kolonlar +xx dogrultusunda 10 cm deplasman yaparsa burulma yok, ama o kattaki bazi kolonlar 0.1 mm bazilari da 0.9 mm deplasman yaparsa burulma var demektir. TBDY2018' e göre burulma etkisinden söz edebilmek icin kolon/perde deplasmanlarının mutlak deger olarak o katta büyük yada küçük olmaları önemli degil kolon/perde deplasmanlarının birbirinden farklı olmaları önemlidir. Ancak küçük deplasman degerleri ile oluşan burulma katsayısı ile büyük deplasman degerleri ile olusan burulmayı da sanırim ayni kefeye koymamak gerekir(Burulma katsayisi=ilgili kattaki en buyuk goreli oteleme / ilgili kat ortalama goreli oteleme). Bu bilgilerden şöyle bir çıkarim yalabiliriz: Kücük deplasmanlarla olusacak burulmalar, buyuk deplasmanlarla olusacak burulmalardan farklidir. Yani goreli oteleme orani buyukse burulma katsayisinin düşük tutulması uygundur. Tbdy2018 bildiginiz uzere bitişik duvarli durumlarda etkin goreli kat otelemesi sınırını 0.008 vermekte. Eger nbi burulma katsayiniz 1,6 dan buyukse(1,7 gibi, 2 gibi) bu durumda goreli oteleme degerini de 0.008 yerine 0.004 gibi yada 0.005 gibi bir degeri aşmadan tasiyici sistemi olusturmak(daha rijit) uygun olur. Ama nbi burulma katsayiniz 1,1 gibi, 1.3 gib, i düsük degerlerdeyse bu durumda 0.008 sinir degeri sonuna kadar kullanilabilir. Kisaca burulma katsayiniz 1,6 degerini aştıkca goreli kat öteleme degerinizinde 0.008 den cok daha kücük tutmaniz faydalidir(0.005 gibi).

Ahmet Çelikkollu
Ahmet Çelikkollu
2h önce

Karaman ilinde, Konya ilinde, Aksaray ilinde 0.25g , 0.30g ivmelere göre betonarme binalar tasarlanıyor ve kiriş genişlikleri 25cm, 30cm alınıyor. İstanbulda, Düzcede, Maraşta, Tokatta, Erzincanda, Adıyamanda 1g, 1.5g hatta 2g ivmelere göre betonarme binalar tasarlanıyor yine kiriş genişlikleri 25cm, 30cm. Konya ilinde, Karaman ilinda, Aksaray ilinde kiriş mesnetlerine nispeten sığdırilabilen mesnet donatıları, İstanbulda, Düzcede, Maraşta, Tokatta, Erzincanda, Adıyamanda sığdırılamıyor. Hiç 0,25g ivmeye göre tasarlanan betonarme binalardaki kiriş genislikleriyle, 1,5g ivmeye göre tasarlanan betonarme binalardaki kiriş genişliklerı aynı olabilir mi? Ama ülkemizde oluyor. Betonarme hesap, betonarme davranışı sağlayabiliyorsanız geçerlidir. Sıkış tepiş mesnet donatıları ile betonarme davranış sağlanamaz. Türkiyede bu ivmelerle hiç bir bölgede 35cm genişliğin altında kiriş tasarlamamak gerekir...

Ahmet Çelikkollu
Ahmet Çelikkollu
2h önce

Mimari projelerde kolon olmaz. Taşiyici sistemi olusturmak insaat muhendisinin alanıdır. İnşaat mühendisinin önune kolonlu/perdeli bir mimari proje gelmisse bilin ki mimar inşaat mühendisinin alanına tecavüz etmiştir. Günümüzde, kolonları, perdeleri mimarlar yerleştirmekte insaat mühendisi ise sadece bunlari bilgisayara girip, "kurtarmakla" görevli operatör konumuna düşmüştür. Mimarların oluşturduğu taşıyici sistemler yeterli olmaz. Deprem ülkesi olduğumuz unutulmamalı " mimarinin elverdigi ölçüde kolon koymak, kiriş atmak" tabiri ortadan kalkmalı ve " depremin izin verdiği ölçüde mimari projeler " kavramı öne çıkmalıdır. 1.5g ivme ile 2g ivme ile tasarım yapılan bir ülkede mimari tasarım bu kadar rahat yapılamaz/yapılmamalıdır.

Ahmet Çelikkollu
Ahmet Çelikkollu
2h önce

Süneklik sadece tasarım depremi için önemli değildir. Süneklik denilen şey tasarım depreminden büyük olan depremlerde de önemlidir. Eğer binanızı yüksek sünek tasarlamışsanız, tasarim yaptığıniz ivme spektrumundan daha büyük bir depremle bile karşılaşsanız bina toptan göçmez. 6 Şubat Maraş depremlerinde göçmelere sebep olarak bazı kişilerce, meydana gelen depremin ivmesinin tasarım depreminden büyük olması gösterilsede bu doğru değildir. Bir binada ivme büyük olsada limit yükünden daha fazla deprem tesiri oluşmaz. "İvme büyüktü tasarladığım bina bu yüzden yıkıldı" demek, tasarim hatalarını, uygulama hatalarını, malzeme hatalarını örtbas etmek için uydurulmuş bir söylemden ibarettir. Ÿuksek sünek bir binanın toptan göçmeye ugraması, tasarım depreminden daha büyük depremlerde dahi çok zordur...

Ahmet Çelikkollu
Ahmet Çelikkollu
2h önce

TBDY2018 de yer almayan, farklı malzemelerden olusan tasiyici sistemleri ayni binada farkli katlarda kullanmamak gerekir. Mesela 3 kat betonarme en üst kat yıgma, Boyle bir taşıyıci sistem olmaz. Mesela 4 kat betonarme ama üstte bir kac kat çelik, böylede bir taşıyici sistem olmaz(catinin celik olmasindan bahsetmiyorum, catida ahsap malzeme yerine celikte kullanilir). Zaten muhendislikte ayni malzemede bir çok kabul yapılır ve sonuca ulaşilmaya calisilir. Altı betonarme ustu yigma gibi tasarimlarda da kendinizce bir cok kabul yaparak bir takım modeller ortaya cikarabilirsiniz ve analiz yapabilirsiniz. Ama unutmamak gerekir ki bu modeller depremdeki gercek davranisi farklı malzemelerde cogu zaman yansitmaz. TBDY2018 yonetmeliginde de bu tip farkli malzemelerin ayni binada farlı katlarda kullanildigi tasiyici sistemler yer almaz. Bu tip tasarimlara ulkede onay vermemek gerekir.Bu tip tasarimlarda tasarimci muhendiste, denetleyici muhendiste sorumluluk altina girer. "Betinarme kisimda TBDY2018'in betonarme sartlarina uyarım, celik kisimda TBDY2018 in celik sartlarina uyarim, ayri cozerim sonra birlestiririm" gibi savunmalar gerceklikten uzaktir. Sorun farklı katlarda iki ayri malzemeden olusan tasiyici sistemin ayni binada nasil calisabilecegi, birbirleriyle etkilesimlerinin nasil olabilecegi sorunudur. Bu baglamda fantaziye kacmamak gerekir.

Ahmet Çelikkollu
Ahmet Çelikkollu
3h önce

Betonarme döşemelerde bildiğiniz gibi hem (xx) dogrultusunda hem (yy) dogrultusunda alt/üst eğilme düz donatılar konulur(pliyede tercih edilebilir ama artık pliye terk edilmeli, tasarım düz donatilarla yapılmalıdır). Bu durumda acaba (xx) dogrultusuna koydugunuz donatılar mı en dışta yoksa (yy) doğrultusuna koydugunuz donatılar mi en dışta olmalıdıŕ? Döşemelerde yükler kisa yöne paralel dogrultuda daha buyuk olacak şekilde yayılır. Öyleki (uzun kenar) / (kısa kenar) orani =2 yada 2'den büyük olan betonarme plak döşemelerde sadece kisa yone paralel dogrutuda yük aktarmak ve o dösemeyi kısa yönde çalısıyor varsaymak dogru bir yaklaşımdır(4mx8m yada 5mx11m yada 3mx7m lik dösemeler gibi ki bunlara tek yönlü döşeme denir). O halde dösemelerde kritik dogrultu genelde kisa yöne paralel doğrultudur yada dösemenin kısa kenarı diyebiliriz.Bu bilgiler ışığinda moment kolunun en fazla olması için kısa yöne paralel konulacak donatılarin beton dış yüzeyine en yakın donatı olması yani en dışta olmaları uygundur. Gorselde (1) olarak belirtilen doseme donatı dizayni uygulanmalidir. Gorselde (xx) ve (yy) yönü dogrultularinda yerlestirilen (7m x 5m ) lik bir döseme de dogru ve yanlış uygulama çizilmistir. Cizim paftalarinda ve uygulamada hangi donatının altta hangi donatinin ustte olacagına bu şekilde karar verilmeli/uygulanmali/denetlenmelidir. (Xx) dogrultusundaki donatilarin en dısta olması ile, (yy) dogrultusundaki donatilarin en dışta olması aynı şey degildir. Bahsettigim bu durum kirissiz radye dosemeleri donatı dizayni içinde gecerlidir. Kirişsiz radye dösemelerde de kısa yöne parakel atılacak alt ve üst donatılar en dışta olmalıdır, prensip aynıdır...

Ahmet Çelikkollu
Ahmet Çelikkollu
3h önce

Bu sıralar okumanın, üniversite bitirmenin anlami olmadığı, kısa yoldan meslek sahibi olmanın, daha çok para kazandıracağı ve tercihin bu yönde kullanılması gerektiği yönünde fikirleri paylaşımları üzülerek okuyorum.Bir inşaat ustasinın saat ücretinin 350 TL civarinda olduğunu da düşündügümde, o ustayı kontrol eden universite bitiren bir mimarın/mühendisin, söz konusu ustanin saat ücretine yaklaşamadığida bir gerçek. Yani bilgi/ilim satmak, tuğla/beton satmak kadar revacta değil ülkemizde. Ancak bu durum üniversite egitim/ögretiminden soğumak için, çocuklarımıza üniversiteye göndermemek için gerçekci bir neden değil. Üniversitenin icinde öğretim kadar bir eğitimde söz konusu. Evet üniversite genelde bir meslek sahibi olmak için görülsede iş bu kadar basit degil. Universite kisiye bir uzmanlık alanı verebilir ve iş hayatinda kullanılabilir ve belli bir konfor saglayabilir, bunlar gerceklesebilir. Ancak kişi universite egitimi aldıği dalda calışma ortamı bulamayadabilir, buda ulkenin gerçeklerinden biri. Cocuklarimizi bu yuzden yani işsizlik nedeniyle üniversite okutmaktan/çabalamaktan hiçbir zaman vazgeçmemeliyiz. Bilmeliyiz ki üniversite sadece bir ögretim degil aynı zamanda bir egitim yuvası. Çocuklar orada biliçlenir, cocuklar orada dünyayı tanır, çocuklar orada bilim diye bir kavram olduğunun farkina varır, çocuklar orada, analitik düsünmeyi ve sorun çözmeyi ögrenir, cocuklar orada tek basına hayatta var olmayı öğrenir, cocuklar orada, bilinçli secim yapmayı ögrenir, cocuklar orada ülke yönetimine dahi talip olabileceklerinin farkına varır, çocuklar orada beraberliğin gücünü anlar. Bu bağlamda her ne koşulda olursak olalım, çocugumuzun kapasitesi var ise ona mutlaka üniversite okutalım/okutmaya çalışalım. Üniversite mezunu oldugunda illa uzmanlik alanında çalısması gerekmez bunu bilelim. En kötü üniversite bile cehaleti alır, bunu bilelim, toplumu egitimden uzaklaştırmaya calısanlara prim vermeyelim. Egitime güvenelim, egitime yaslanalım...

Ahmet Çelikkollu
Ahmet Çelikkollu
3h önce

Performans analizi, mevcut binaların olası deprem sonrasındaki durumunu belirlemek için yapılan bir hasar tespit çalışmasıdır. Betonarme binalarda bazen ıslak numune sonuçları yani beton dokülürken alınan numune sonuçları var diye karot alınmadığını ve performans analizinin bu numune sonuçları baz alınarak yapıldığina şahit oluyoruz. Yine aynı şekilde karot alınmadan schmidt çekici sonuçlarına göre beton dayanımına karar verildiğini he performans analizinde schmidt çekicinden bulunan beton dayanımlarının da kullanıldiğina şahit oluyoruz. Bunlar yanlış uygulamalar. Bina türü yapılarda her katta 3 ten az olmaMAK üzere ve bina toplamında da 9'dan az olmaMAK uzere karot mutlaka alınmalı. Beton bir hafta önce bile dökülmüş olsa, 28 gün beklenip karot alınmalı. Bir kac ay önce dökülmüs beton ise hemen karot alınmalı. Burada amaç yerindeki beton dayanimıni net tespit etmek. Beton icerisindeki malzemeler uygun olmayabilir, kür iyi yapılmamış olabilir, aşıri sicağa soğuğa maruz kalmış olabilir, su katılmış olabilir vb. Bu yüzden ıslak numune sonuçları performans analizinde kullanılmaz, yasaktır. İkinci hatalı davranışta schmidt çekici sonuçlarına göre bulunan beton dayanımınin hesaplarda kullanılmasıdır. Schmidt çekici ile beton dsyanımı hesaplanmaz ancak beton dayanımının kat icindrki bina ıcindeki dagılımını tespit edebilirsiniz. Geri tepme 30 ise, 32 ise, 29 ise ancak buralarda kullanılan beton dayanımı birbirine yakınmış diyebilirsiniz. Beton dayanımi karot ile belirlenir.

Ahmet Çelikkollu
Ahmet Çelikkollu
3h önce

İyi bir inşaat mühendisi olmak her binanın taşiyicı sistemini tasarlayabilmek anlamına gelmez. İyi bir insaat mühendisi olmak için bazi tip binaların tasarlanamayacağını bilmek ve o projeyi reddetmek gerekir. Görseldeki binaları tasarlamaya yeltenen kişi kötü bir inşaat mühendisidir. Böyle binaların tasarımini reddeden kişi iyi bir insaat muhendisidir. Sonuç olarak iyi bir insaat mühendisi haddini bilir...

Ahmet Çelikkollu
Ahmet Çelikkollu
3h önce

Gereginden daha yüksek dayanımlı beton kullanmak bilinenin aksine binayı depreme karşı daha dayanıklı yapmaz. C30 beton sınıfına gore TBDY2018 sartlarına uyarak tasarladığinız bir binayi, C40 beton ile tasarlarsanız daha güvenli bir bina tasarlamış olmazssınız. C30 beton kullanarakta, C40 beton kullanarakta aynı deprem performansına ulaşabilirsiniz. Önemli olan tasarım betonunuz ne ise imalattaki betonunuzun da ayni dayanımda olmasıdır.Tasarim C30 ise ve imalattda C30 ise sorun çıkmaz, tasarim C40 ise ve imalatta C40 ise sorun çıkmaz. Ama tasarım C40 ise imalat C30 ise iste sorun burada çıkar. Sorun çıkaran beton dayanımı demek, tasarlanan beton dayanımı ile yerindeki betonun birbirinden farklı olmasıdır. C30 beton uygunken/kullanmışken onun yerine C40 kullanarak, C45 kullanarak binanın deprem performansinı artıramazsınız. Anlaşılacaği üzere bu binada C30 kullanıldı, bu binada C40 kullanıldı daha iyi demek anlamsızdır.

Ahmet Çelikkollu
Ahmet Çelikkollu
4h önce

Kar sıcaklık 0°C'nin altına düştüğünde, havadaki su buharının aniden soğuyarak katı hale geçmesi ile oluşur. Demekki kar yagiyorsa en iyi ihtimal hava sıfır derece civarindadır(5 derece altinda beton dökülmez). Kar buz kristallerinden oluşur ve hacmi suya göre büyuktür. Kar yere düşunceye kadar atmosferik etkilere maruz kaldigindan bunyesinde yağdıği yere göre bir cok zararli maddede barindirabilir(iyi beton ictiginiz suyla yaptığıniz betondur). Kar, kolon, kiriş, döşeme kaliplarinin tabanlarinda bir yüzey oluşturur/birikir. Kar beton döküm asamasinda betonun su miktarini da artırir(kaliplarda biriken karlar ve dökerken yağan kar neticesinde). Betonun dayanimini ise cimento belirlemez, betonun dayanımini su/cimento oranı belirler. Su artarsa dayanim düşer. Bu baglamda "şunu yaparım karda beton dökerim, bunu yaparım karda beton dökerim" denilse de Türkiyede kar yağışı altında bdton dökülmez. Beton santrallerinden kar yagarken beton çıkışının yapilması yasaklanmalıdır. Kar yağarken beton dökmeyin. Binanın ömrü 50 yıl, 100 yıl, bir kaç gün beton dökümünü ertelemekle bir şey kaybedilmez...

Ahmet Çelikkollu
Ahmet Çelikkollu
4h önce

Bina tasarimlarında C25 ile C80 arasında beton kullanabilirsiniz. Yani maximum C80 dayanima sahip beton kullanabilirsiniz, yonetmelik buna izin verir. Ancak C50, C60'dan sonra betonun gerilme- birim sekil degistirme garafigi biraz degişir. Dolayisiyla taşima gucune gore hesap yaptiginizda beton basinc bolgesindeki gerilme ve dagilimi biraz farklidir. Klasik tasima gücü formullerine gore (TS500) C50, c55 beton ile rahatlikla tasarim yapilabilir. Daha yuksek sinifli betonlarda ise farkli gerilme sekil degistirme egrisi kullanmak, kabuller yapmak gerekir. Mesela hangi orandaki lif kisalmasinda naximum gerilmeye ulasiyor/ulasacak gibi. Mesela Eurocode 2 den yararlanarak C50 yada C55 en fazla dayanima sahip bir beton kullanarak betonarme tasarim yapilabilir. Bilmeniz gereken TBDY2018 e göre C80 sınıfina dek beton kullanabileceginiz, yeterki gercekci beton gerilme sekil degistirme grafigini kullanin, beton basinc blogunu dogru modelleyin....C50 'den daha buyuk sınifla tasarlanmış binalarda kabul edilen gerilme_şekil degistirme grafigini iyi yorumlamak gerekir.C80 uzerindeki betonlarda gerilme şekil degistirme grafigi adeta dogrusal gidiyor, sekil degistirme kapasitesi cok az, gevrek bir malzeme egrisine benziyor. C80 ve uzeri betonlardan ise uzak durmak gerekir.Ben ayrıntıya girmem, fazla yorum yapmam diyorsaniz C50'den daha dayanimli beton kullanmamaniz gerekir.

Ahmet Çelikkollu
Ahmet Çelikkollu
4h önce

Projeleri denetleyen, ister belediye elemanları olsun ister yapı denetim kuruluşu proje denetçileri olsun, proje muellifinden daha fazla bilgiye sahip olmalı ki onun projesini denetleyebilsin. Denetimin özü budur. Bu yuzden proje denetçileri günde 11-12 saat calismalıdir. Bu 11-12 saatin 8 saati zaten rutin projeleri incelemekle gecer, geriye kalan 2 yada 3 saatte de literatür tskip edilmeli, teknik kitap/doküman okunmalı, tezler okunmalidır. Proje denetciligi zaman mefhumu olmayan iştir.

Ahmet Çelikkollu
Ahmet Çelikkollu
1ay önce

Piyasada çalışan demirciler, kalıpçılar şantiye şeflerinin, yapı denetim kuruluşlarının ciddiyetine göre iş yaparlar. Bir demirci bir şantiyede "bu yapı denetim firması her etriyede ciroz istiyor" diye eksiksiz imalat yaparken, aynı demirci baska bir şantiyede " bu yapı denetim firması cirozlara bakmıyor" diye gelisigüzel imalat yapabilmektedir. Öyle ki demirci ustaları bazen işi alan yapı denetim firmasına gore fiyat verirler.Kontrol eden firma işi yüksek, kontrol etmeyen firma işi düşük...

Ahmet Çelikkollu
Ahmet Çelikkollu
1ay önce

Betonarme bir binada eksik etriye ve ciroz olmaz ise o binanın ani göçmesi çok zordur. İlla donatı çalacağım diyorsanız etriye çalmayın, kirişlerdeki, mesnetlerdeki düz donatılardan çalın. Kirislerden , mesnetlerden düz donatı çalmak etriye çalmak kadar tehlikeli değildir. Etriye çalmak, çiroz çalmak ölümcül bir hatadır, bunu deprem affetmez. Bir kiris alt donatısı yada kiriş mesnet donatısı çalsanız dahi suneklik bozulmaz, süneklik devam eder, Etriye ve çiroz calmayın...

Ahmet Çelikkollu
Ahmet Çelikkollu
1ay önce

Tasarımda kesin sonuç yoktur, tasarim mutlak gerceğe bir yaklaşım meselesidir. Betonarme tasarimda, çelik tasarimda, ahsap tasarimda, alüminyum tasarımda bir sürü kabuller yaparsınız(hem malzeme bakimindan kabuller hem yük bakımindan kabuller) ve net bir tasıyıcı sistem olusturmaya calisirsiniz. Ama tasariminiz yaptiginiz kabullere baglidir. Mutlak gercegin 5 oldugunu düsünelim(ki hic bir zaman tasiyici sistemde bunu bilemeyiz), Siz tasarimda 4,5 yakalamissaniz hedefi gerceklestirmissiniz demektir. Baska bir muhendis 5,5 yakalar, baska biri 4,7 yakalar, baska biri 5.3 yakalar. Bu tasarimlarin hepsi yeterlidir. Tasarimda kesin sonuca ulasamazssiniz ancak yaklasirsiniz, iyi muhendis kesin sonuca en fazla yaklasabilendir(kesin sonuca kimse ulasamaz). Asagidaki gorselde betonarme hesaplarda kullanilan sargili beton model kabullerini çizdim. Hepsinin kabulü farkli hepsine gore betonarme hesap yapabilirsiniz, bepsi kendi icinde tutarli. Ama hepsinin sonucu tabiki farkli. Siz Turkiyede Mender modelini uyguluyorsunuz, ama yarin baska bir model uygulanacskta denebilir.

Ahmet Çelikkollu
Ahmet Çelikkollu
1ay önce

Betonarme kiriş/kolonlarda etriye hesabinda(kesme donatisı hesabinda) asagidaki şekildeki gibi mesnetlere yakın maksimum kesme kuvveti dikkate alınır /kapasiteye göre tasarım yapılır ve etriye hesabı yapılır ama bulunan bu etriye kirişin/kolonun olması gereken ORTA BÖLGE etriyesidir. Sıklaştırma bölgesi için matematiksel etriye hesabı yapılmaz, konstruktif/yonetmeliksel şartlar uygulanır...

Ahmet Çelikkollu
Ahmet Çelikkollu
1ay önce

"Kaset döşeme" diye bir tanım ne standartlarda ne yönetmeliklerde yer almaz. Dolayısıyla yatık çerçeve kirişli, dolgulu/dolgusuz dişli dösemeleri TBDY2018 kısıtlıyor/yasaklıyor diye bu döşemelere "kaset döşeme" adını takmak hileden başka bir şey değildir. Yatık çerçeve kirışli dişli dösemelere "kaset döşeme" diyerek bazı belediyeler kandırılabilir, bazı proje denetçileri kandırılabilir ama depremi kandıramazsınız. Yatık çerçeve kirişli dolgulu/dolgusuz, tek yönlü/çift yönlü dişli döşemeli sistemlerden uzak durunuz, tasarlamayınız...

Ahmet Çelikkollu
Ahmet Çelikkollu
1ay önce