Dunyadaki ülkeleri 2'ye ayırıyorlar: Birinci gurupta gelişmiş ülkeler, ikinci gurupta gelismemiş ülkeler(gelismemiş ülke kavrami küçük düşürücü bir kavram oldugundan bu sınıfa giren ülkelere gelişmemiş ülke yerine gelismekte olan ülke ismini verdiler). Ben bu yazıda "gelişmemiş ülke" kavramını kullanmaktan çekinmeyeceğim. Gelişmis ülkelerde bilgi/bilim/egitim önemlidir ve hiyerarşik düzeni yaşam standardını bilgi/bilim/eğitim belirler. Gelısmis ülkelerde bilgi/bilim/egitim cok degerlidir. Gelismemiş ulkelerde ise bilgi/bilim/eğitim ikinci bazen üçüncü plandadır. Gelısmemis ulkelerde fiziksel çalısma ön plandadır ve daha değerli görülür. Ülkemizde eğitim gormüş, işin ilmini öğrenmiş bir mühendisin ortalama aylıği 60.000-70.000 TL'yi bulur/bulmaz. Bundan az alanlar mevcuttur, cok alanlar mevcuttur. Oysa ülkemizde bir demirci ustasinin yevmiyesi ortalama 4000TL-4500TL, kalıpci ustasinin yevmiyesi 4000Tl-4500TL'dir. Keza demir ve kalip düz isçiletin bile yevmiyesi 3000TL civarindadır. Ayda 22 gün çalısan bir demir yada kalip ustası ortalama ayda 100.000TL civarında para kazanabilmektedir, aynı sektordeki bir düz işçi ise ortalama ayda 70.000TL-80.000TL civarinda para kazanabilmrktedir. Göruldüğü üzere ülkemizde daha degerli olan ilim/bilim/egitim/sorumluluk derecesi değil, fiziksel çalısma, güneste çalısma, bilek gücüyle çalısmadır. Bu yuzden ülkedeki mühendisler denetlediklerinden, sorumlu olduklarından daha az kazanirlar. Bu durumun bir an önce degismesi gerekir. Bir teknik eleman denetledigi bir elemandan/sorumlu olduğu elemanlardan hic bir zaman az ücret alamaz/almamalıdır/arada ucurum olamaz. Bu tip tersliklerin olduğu ülkelerde depremde binlerce kayıp verilir, milyarlarca lira maddi kayıp ortaya çıkar. Sorumluluğun bedeli belirlenemez, guneste calısmakla, fizik gücüyle çalışmakla sorumluluk kiyaslanamaz... Denetleyen/tasarlayan/sorumlu olan/egitimli olan her zaman fizik gücünu kullanandan üstün olmalıdır. Gelismiş ulke olmanın yada gelismenin en onemli unsurlarindan biri budur. Ülke olarak bu fiyatlandırma konusunda kendimize bir çeki düzen vermemiz gerektiği aşikardır.