Teknik elemanların ülke yonetiminde, en üst makamlarda olduğu dönemler de Turkiye mutlaka gelişme kaydetmiştir. Turkiye dahil dünyadaki tüm ulkelerin Cumhurbaşkanlarinin, başbakanlarının, bakanların bir bölumünün mühendis/mimar olmaları yani teknik eleman olmaları ulke gelismesi açısından önemlidir. Ulkemizdeki yöneticilere baktığımizda da mühendis olan basbakanların icraatlarının ve düşünce tarzlarının farklı olduğunu görebiliriz. Mühendislikte edinilen analitik düşünce tarzı ve çözüm odaklı davranış teknik adamın hayat tarzina bile sirayet etmistir. Ülkenin karar verici konumunda yer alan muhendis/mimar(teknik eleman) analitik düsünerek çözüm üretmeyi ülke yönetiminde de kullanır ve bu ona basarıyı getirir. Muhendislerin /mimarların yonettıgi ulkelerde savaş olmaz çunkü bilim onemlidir, mühendislerin /mimarların yonettiği ülkelerde çözumsuzlük olmaz cunkü ulkeyi yöneten çözüm odaklı egitim almıstır, mühendislerin/mimarların ÿönettiği ulkelerde aclık olmaz çünkü sürekli sanayi hamleleri, projeler gündemde olur. Muhendis/mimar geometri bilir, matematik bilir dolayısıyla reel/net sonuclara ulaşabilir. Mühendisler ve mimarların ulke yonetiminde en üst makamlarda olabilmesi için, mühendis ve mimarlar egoyu bırakmali, birbirini desteklemeli, başarı yolunda ilerleyenlerin önünü acmalıdır. Ulkemiz muhendis ve mimarlarca 20 yıl kesintisiz yönetilebilirse, bu demokratik ortamda sağlanabilirse ülkeyi 20 yıl sonunda seviye atlamış bir yerde gorebiliriz. Egolarimızı bir yana birakarak, en iyi muhendis benim/her seyin en iyisini ben bilirim fikrinden sıyrılarak ama kendimizin ama bir muhendis/mimar arkadaasimizin ust makamlara ulaşmasi için elimizden gelen desteği gösterelim, yardımcı olalım. Uğrastık egomuzu yenemiyorsak, gurur meselesi yapıyorsak, arkadasimizin bizden üstun makamda olmasini kabullenemiyorsak en azindan destek olmasakta köstek olmayalım, engellemeyelim. Mühendis ve mimarların yönettiği ülke, yaşanilacak bir ulke olur, kimsenin şüphesi olmasın.