Taşıyıci sistemi tasarlayan inşaat mühendisinin, tasarımcı mimarı ikna etmek gibi bir zorunluluğu yok. Burada kiris olmasın, kiris yüksek olmasin, odada kiris sarkmasin, perde konmasın gibi direktifleri bir mimarın insaat muhendisine vermesi uygun değil. Tabiki tüm proje muellifleri arasinda bir iletisim, bir bilgi alısverişi olacak ama bu durum emir verme, empoze etme, zorunlu tutma konumuna gelmeyecek/gelmemeli.Nasıl ki bir insaat mühendisi, kendisine gelen bir mimaride banyonun yerini, buyuklüğünü değiştirmeye çalısmıyorsa, bir mimarda kiriş boyutlariyla, kolon boyutlariyla, çerçeve surekliligi ile ugraşmamalı. Müellifler arasi istışare olur ama "ben bu kolonu istemiyorum" olmaz. Depremde yapıyı ayakta tutmak sadece inşaat muhendisinin görevi degil. Deprem muhendisliğinin yaninda deprem mimarlığininda olduğu unutulmamalı. İnsaat muhendisleri mimari tasarımi sahiplenmi, mimar tasiyıcı sistemi sahiplenmeli. Deprem çok güçlü. Sadece inşaat mühendisleri depremle başa çıkamaz, sadece mimarlar da depremle başa çıkamaz. Depremle başa çıkabilmeleri için güçlerini birleştirip beraber çalısmaları şart...